Our short story

2014 yılında tesadüfen Erasmus+ projeleri ile tanıştık. Bu tanışmanın hayatımızda birçok şeyi kökünden değiştireceğini daha en başından hissetmiştik. İlk projemiz bitip eve döndüğümüzde çantamızda aile ve arkadaşlarımıza aldığımız hediyeler, ömür boyu sürecek dostluklar, büyük bir hayat tecrübesi ve en önemlisi dış dünyaya açılmış bir zihin vardı. Bu mükemmel aktivite her anlamda bizleri çok etkilemişti. 8-9 gün gibi kısa bir süre içerisinde bu kadar yakın dostlukların kurulabilmesi, bu kadar çok şeyin öğrenilebilmesi ve büyük hayat tecrübelerinin edinilebilmesi inanılmaz gelmişti.

Öyle ki Türk katılımcılardan birisi kapanış konuşmasında, “Bu proje bir yıldır aldığım İngilizce eğitiminden daha çok dilimi geliştirdi” demişti. Bu doğruluğu su götürmez bir gerçekti çünkü bu projelerde bilinenin aksine bir eğitim metodu kullanılıyordu.

Bilgi ve diploma sahibi birisi ‘gönderici’ olarak çıkıp, karşısında duran canı sıkılmış ‘alıcılar’a bilgileri direkt aktarmıyordu. Bunun yerine bir yönlendirici, etkinliğin ana konusu üzerinde gerekli yönlendirmeleri yapıyor, katılımcılar da kendi bildiklerini ortaya koyuyordu. Bu sayede kollektif bir bilgi akışı sağlanıyordu. Ucu açık tartışmalar yapılıyor, diğer ülkelerdeki farklı yaklaşımlar ele alınıyor, herkes ilgisi olan konuda kendi tecrübelerini alçak gönüllülükle birbirine aktarıyordu. Ve tüm bunların hepsi İngilizce olarak yapılıyordu. “Non-formal education” bizdeki adıyla yaygın öğrenim metodu dedikleri bu yöntem, daha ilk dakikadan bizleri cezbetmeyi başarmıştı. Tüm bunların en güzel yanı ise Erasmus+ projelerinin tamamen ücretsiz olmasıydı.

Bu eğitim metodunun kendi ülkemizde de yaygınlaşması gerektiğini ve ülkemizde üniversite okuyan her gencin bu tarz projelerden en az bir tanesine katılması gerektiğini düşündük. Ulaşabildiğimiz kadar kişiye ulaşarak insanların zihinlerinde açabildiğimiz kadar çok kapı açmaya karar verdik. Bu işi bizler de yapabiliriz, hem de daha organize ve daha kaliteli bir şekilde yaparız diyerek yola çıktık. İlk etapta bu alanda kendi tecrübelerimizi arttırmak için katılabildiğimiz kadar projeye katıldık. Her seferinde yeni bir şey öğrendik. Hala öğrenmeye devam ettiğimiz bu projelerin sonunda ise 2016 yılında artık resmi olarak Erasmus+ dünyasına girdik.

Amacımız dokunabildiğimiz kadar hayata dokunmak ve Erasmus+’ın ortaya çıkış amacına uygun olarak ülkemizdeki gençlerin bu olanaklardan maksimum düzeyde faydalanmasını sağlamak oldu. Bu doğrultuda yaptığımız işi severek, tamamen gönüllülük esasına dayalı bir şekilde yıllardır sürdürüyoruz. Başladığımız bu hareketi sadece AB projeleri alanında sınırlı tutmadık ve birçok sosyal sorumluluk projesinde de önemli roller oynadık. Şu anda ise iş hayatına başlamış, yüksek öğrenime adımını atmış birçok kişinin hayatındaki mihenk taşlarından biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yolda bizimle birlikte yürümüş ve yürüyecek olan tüm dostlarımız ve gönüllü arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.

Related work

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe